7 Kasım 2008 Cuma

Doğalgaz zammında geri dönüş yok


Yüzde 22'yi aşan doğalgaz zammı çok tepki çekti, mahkemelik oldu ama hükümet kararlı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Bu noktada aldığımız karar karardır. Kararı uygulayacağız, burada herhangi bir değişiklik söz konusu değil dedi.

Bakan Güler, Ankara Sheraton Oteli'ndeki Ankara-Viyana Ekonomik toplantısına gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Güler, doğalgaz zammına ilişkin soru üzerine, Ekonomin gereği neyse o yapılıyor. Doların da, petrolün de fiyatını biz ayarlamıyoruz, dünyadaki gelişmeler neyse uyguluyoruz. Halkımıza yük olmaması için de doğalgazı sıfır karla satıyoruz diye konuştu.

CHP'nin doğalgaz zammının geri çekilmesine ilişkin girişimleri konusunda da, Bu noktada aldığımız YPK kararını uygulayacağız, kararda herhangi bir değişiklik söz konusu değil dedi.

Güler, TETAŞ'ın elektrik fiyatlarında indirim için EPDK'ya başvurduğunun hatırlatılması üzerine, TETAŞ'ın mevzuat gereği kar ve zarar yapmaması gerektiğini, dolayısıyla oradaki değişikliklerin zaman zaman zam, zaman zaman da indirim şeklinde olduğunu söyledi.

''Tamamen enerji KİT'leri içerisindeki bir dengedir diyen Güler, bu noktada değişikliklerin EPDK'ya bildirildiğini, EPDK'nın da diğer enerji KİT'leriyle ilgili rakamları da alarak ondan sonra karar verdiğini kaydetti.

Kerkük - Yumurtalık boru hattındaki patlama

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Güler, Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattında dün akşam meydana gelen patlamaya ilişkin şunları söyledi:

''Orada bir miktar petrol aktı. Baraja gitmemesi için de tedbirler alındı. Ceyhan'dan da özel ekipler gitti. Orada akan petrolü kontrol altına aldık. Şu anda temizlik çalışmaları yapılacak. Hem BOTAŞ ekipleri, hem de bölgedeki diğer ekipler birlikte çalışıyor. Boru hattı tamirat yapıldıktan sonra devreye girecek.''

Güler, akaryakıt fiyatlarındaki değişikliklerin pompalara yansıtılmadığı, EPDK'nın da buna ilişkin bir inceleme başlattığının sorulması üzerine, EPDK normal olarak bu çalışmayı yapıyor. Biz de ayrıca olayı inceliyoruz. Şirketlerle de görüştük. Oradaki değerlendirmeyi birlikte yapacağız. Petrol fiyatı düştü, dolar arttı, bunun yansıması ne kadar oluyor, bununla ilgili bir rapor hazırlanıyor, onu da ayrıca görüşeceğiz diye konuştu.

AB, ‘bor’u toksit madde sınıfına aldı


Avrupa Birliği, dünya bor rezervlerinin yüzde 70’inden fazlasınasahip olan Türkiye’nin itirazlarına rağmen, boru ‘üremeye olumsuz etkili toksik madde’ listesine aldı

Avrupa Birliği (AB), dünya bor rezervlerinin yüzde 70’inden fazlasına sahip olan Türkiye’nin itirazlarına rağmen, boru ‘üremeye olumsuz etkili toksik madde’ listesine aldı. Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü’nde (DTÖ) dava açmaya hazırlanıyor. AB’nin söz konusu kararı nedeniyle, Türkiye’nin AB dışındaki ülkelere ihracatının olumsuz etkilenebileceği belirtiliyor.

AB direktifi uyarınca, kimyasal maddeler, insan sağlığı yönünden risk durumlarına göre üç listede toplanıyor. üzerinde yapılan deneylere göre sağlık üzerinde olumsuz etkileri belirlenen ürünler ‘ilk’ listede yer alırken, hayvanlar üzerinde yapılan deneylere göre insanları da olumsuz etkileyebileceği öngörülen ürünler, ‘2’ sayılı liste’de sınıflandırılıyor. Şüphelenilen ve az riskli bulunan ürünler ise ‘3’ sayılı listede bulunuyor. Belirli aralıklarla yenilenen bu listelerdeki ürünler, ticaret sırasında önemli kısıtlayıcı uygulamalara maruz kalıyorlar. Söz gelimi riskli bulunan ürünler ihraç edilirken, ambalajlarının üzerine çok tehlikeli olduğunu gösteren ‘kuru kafa’ ya da çarpı şeklinde ‘kemik’ logosu kullanılıyor. Ayrıca AB’nin diğer mevzuatları kapsamında otomatik olarak ticareti kısıtlayıcı etkileri oluyor. Üçüncü listedeki ürünlerin ise sadece etiketlerine ilişkin düzenlemeler var.

İtirazlar sonuç vermedi

AB Komisyonu, 2000’de, boru söz konusu direktif kapsamında incelemeye aldı. Teknik İlerleme Komitesi, 16 Şubat 2007’de, borik asit ve sodyum boratların, ‘üremeye olumsuz etkili toksik madde’ olarak sınıflandırılmasını öngören bir tavsiye kararı kabul etti. Komisyon çalışmalarını sürekli takip eden Türkiye, bor konusundaki hassasiyetini, hem Gümrük Birliği Ortak Komitesi’ne hem de ikili görüşmelerinde sürekli iletti.

Adıyaman havlu attı, fabrikalar kapanıyor



Güneydoğu Anadolu'nun tekstil üssü Adıyaman, üretimde adeta havlu attı. 3 bin 500 işsiz kalırken, 22 tesis de kapandı. Son 2 ay içinde krizin daha da derin hissedilmeye başlandığı kentte işsizlik oranı Türkiye ortalamasının 2 katını geçerek yüzde 28'e çıktı.

HÜRRİYET

Adıyaman Sanayi Odası Başkanı Zafer Ersoy, Referans Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, kamu bankaları dahil tüm bankaların KOBİ, esnaf ve çiftçilerin üzerindeki borçlarını yeniden yapılandırmalarını istediklerini söyledi. Bize 6 ay nefes versinler, kendimize gelelim diyen Ersoy, hemen banka takiplerinin başlamaması gerektiğini vurguladı.

Adıyaman'da şu anda bankalar tarafından 400 aracın bağlandığına dikkat çeken Ersoy, Bankaların önü araç mezarlığı gibi. İcra avukatları gaddar bir şekilde insanların üzerine gelmeye başladı. Devletin buna el atması gerekiyor. Bankalar insanların psikolojilerini bozmaya başladı dedi.

İşsizlik iki kat arttı

Büyük bir işsizlik sorunu yaşayan Adıyaman'da işsizlik oranı Türkiye ortalamasının hayli üstünde. Yüzde 28'lere ulaşan işsizlik oranının, tekstil sektöründe kapanan firmaların da etkisiyle önümüzdeki dönemde daha da artmasından endişe ediliyor. Tekstil sektörü isithdamın yüzde 85'ini karşılıyor. İlde kapanan şirket sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken Ersoy, 44 fabrikanın 22 tanesi kapandı.

3 bin 500 kişi işten çıkarıldı. Zaten toplamda 6 bin 500 çalışan var. 9 aydan beri işten çıkarmalar devam ediyor. En büyük şirketlerden Sanko Holding 1500 çalışanını 200'e düşürdü diye konuştu. Ersoy, küçük firmaların ya da KOBİ'lerin ise SSK prim borçlarını ödeyebilmek ve elektrik faturalarını ödemek için fabrikalarını satışa çıkardığını kaydetti. ürkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) verilerine göre, Adıyaman ilinin ilk 10 aylık ihracat performansı geçen yıla göre 2 kat artarak 40 milyon dolara ulaştı. Ancak Ersoy, son kapanan şirketler ve üretimin azalmasıyla bu performansın yılın geri kalan dönemi için yüzde 20 düşmesini beklediklerini söyledi.

Esnaf siftah yapmıyor

Adıyaman sanayicisi kepenkleri kapatırken esnaf da siftah yapamamaktan şikayetçi. İşten çıkarmaların ardından darbe alan şehirde, tüketim de yavaşladı. Adıyamanlı tekstilci ve Siemens bayii olan Ali Çiftçi, günlerdir siftah yapamadıklarını söyledi.

İşlerimiz çok kötü. Yılbaşından bu yana zaten zorlanıyorduk, son 2 aydır iyice iş yapamaz hale geldik. Tekstilde üretim devam ediyor ama satacak müşteri yok diyen Çiftçi, 2009 yılından da umutsuz olduklarını ifade etti.

Adıyaman Tekstil, Hazırgiyim Kümeleme Derneği Başkanı ve Sena Tekstil'in sahibi İsmet Nedim Açıkgöz de, kesilen tekstil siparişleri nedeniyle Adıyaman'da şirketlerin üretimi durdurduklarını söyledi.

Ben 2 gündür üretime ara verdim. Artık aylık, haftalık değil adeta günlük çalışıyoruz diyen Açıkgöz, sadece iş geldiği zaman fabrikalarını açtıklarını ve üretim yaptıklarını söyledi. İlin işsizlik sorunun hat safhada olduğuna dikkat çeken Açıkgöz, Doğu ve Güneydoğu illerine yatırımların yapılması halinde, bölgede en az 10 yıl vergi muafiyeti olması gerektiğini söyledi. Sıkıntılarına rağmen kriz tellalığı yapmak istemediklerini ifade eden Açıkgöz, Çünkü 'krizdeyiz' dedikçe bankalar kredi vermekten kaçınıyor. Bankalar verdikleri kredilerin acil dönüşünü istiyor, kredi taleplerini geri çağırıyor dedi.

Zulası olan varsa Adıyaman'a gelsin

Adıyaman Sanayi Odası Başkanı Zafer Ersoy, İşadamlarının 2 yıllık zulası var diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da seslendi: Bizim zulamız yok. Madem öyle zulası olan sanayiciler var, buraya gelsinler Kriz ortamında onur ve itibarlarını kurtarmaya çalıştıklarını söyleyen Ersoy, krizin üretim ve ihracatla aşılabileceğini ancak ildeki sanayicinin çıkış yolunun kalmadığını belirtti.

Adıyaman'ın 9 aylık karnesi

* Üretim kapasitesi yarı yarıya azaldı.
* Son 2 ay içinde 44 fabrikadan 22'si kapandı.
* Borçlarını ödeyemeyen fabrikalar satışa çıktı.
* 10 bin 200 çalışandan 3 bin 500'ü işsiz kaldı.

İşini kaybetme korkusu yaşayanlara iyi haber


Buna göre krize girdiğini bildiren işyeri 15 gün günlük maaş ödeyecek. Diğer 15 günlük ücret ise İşsizlik Fonu’ndan ödenecek.

VATAN GAZETESİ

Hükümet, küresel krizin işsizliği artırmasını önlemek amacıyla esnek çalışma modeline geçmeye hazırlanıyor. Krizden etkilenen işletmelerin işçi çıkarmasının önüne geçmek için hazırlanan yeni modele göre, işçinin bir ay yerine 15 gün veya daha az çalıştırılması formülü üzerinde duruluyor. Bu çerçevede, işçinin 15 günlük maaşını işveren, maaşın geri kalan bölümünü ise İşsizlik Fonu karşılayacak. Ancak, işveren gerekli başvuruyu yaparak bu modeli kabul etmesi halinde kendi işyerinde bunu uygulayabilecek.

ESNEK ÇALIŞMA ÇARE OLACAK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, küresel işsizliğin Türkiye’de doğurabileceği işsizlik sorununa karşılık yeni bir istihdam paketi üzerinde çalışma yaptıklarını söyledi. Çelik, part-time ya da esnek çalışma modelinin işçilerin işten çıkartılmaması kaydıyla maaşlarının bir bölümünün fondan karşılanması şeklinde uygulanacağını ve bu konuda hazırlanan genelgenin önümüzdeki günlerde valiliklere İŞ-KUR aracılığıyla gönderileceğini söyledi.

PART-TIME MODELİ UYGULANACAK

Çelik, ‘Krizden kaynaklanacak bir durum söz konusu ise hemen genel müdürlüğümüze bunun bildirilmesi ve burada gerekli değerlendirmeler hızlıca yapılıp ve gerekirse kısa çalışma ödeneğinden istifade etmeleri sağlanacak. Hatta burada part-time çalışma bile olabilir. 30 gün çalışanların 15 gün çalışması veya ay içinde bir hafta çalışmaları halinde geri kalan sürelerini İşsizlik Fonu’ndan bizim ödememiz gündeme gelebilir. Bunları rahat bir şekilde karşılama imkánına sahibiz. Tüm bu açılımlar, krizin yansımasıyla bağlantılı. Şu anda böyle bir sıkıntı söz konusu değil’ dedi.